Dağda Navigasyon ve Yol Bulma 

Bu yazılar facebook'ta Toroslar_Tothetop  https://www.facebook.com/toroslartothetop sayfasında paylaştığım yazı dizisinden alınmıştır.Bu sebeple orada yayınlandığı şekliyle ve aynı sırada buraya alınmıştır.

                                                                                                                          I

Dağda navigasyonun ilk ve en önemli sisteminin ‘’ Sora sora Bağdat bulunur’’ olduğunu söylemiştik. Ancak bu sistem çok zaman doğru işlemez ve hemen her zaman kısa mesafelerde çalışır. Yörükler genelde etraflarındaki yaylaları çok iyi bilirler. Ama arazi yapısından dolayı bir iki sapak sonra yine aynı ikileme düşersiniz. Bir de nedense dağlarda tüm mesafeler ‘’Ahanda şuracıkta’’ şeklinde ifade edilen bir ölçü birimiyle ölçüldüğünden tarifler bazı yanılgılara meydan vermektedir. Hatta bazen ‘’ahanda şuracıkta’’ ölçüsündeki yol, bizim ölçü birimimizle 10 kilometreyi bulduğu tecrübe ile sabitlenmiştir. Kısaca bu ölçü birimi tarif eden kişiye göre uzayıp kısalmaktadır. Bizim azıcık daha nesnel sistemlere ihtiyacımız var. Zaten her zaman soracak birisini bulamayabiliriz. Pardon çok zaman.
Böyle söyleyince aklınıza hemen GPS cihazları veya akıllı telefonlarınızın navigasyon programları gelmiştir. Saydıklarımız genelde bizim kaybolduğumuz yerlerde çalışmazlar veya çalışmadıkları için kayboluruz veya kaybolduğumuz için çalışmazlar veya çalışırlar biz yine de kayboluruz çünkü kendi halimizde kaybolmayacağımız halde dahi bize yolu kaybettirirler veya veya veya. Bu bir kısır döngüdür. İşte bundandır ki GPS ile navigasyonu en sona bırakacağım.



                                                                                                                       II

Öncelikle dağlarda yolculuğa çıkıyorsak muhakkak bölgenin iyi bir haritasını ve bir de pusula bulundurmalıyız. Ama harita o anda bulunduğumuz yeri biliyorsak, pusula ise gideceğimiz yerin hangi yönde olduğunu biliyorsak işe yarar. Bunları bilmiyorsak araçla iseniz aracınızdan inin, yürüyorsanız oturun ve soğuk bir su için. Suyunuz damı yok? Aman lütfen yanınızda bol bol su olsun. Bunu sakın ihmal etmeyin. Dehidrasyon buralarda en son isteyeceğimiz şey. Şimdi açın haritayı melül melül bakın. Fotoğraftaki zorlu yolu mu denesem yoksa üzerinde olduğum yolda devam mı etsem? Ama harita bir işe yaramayacaktır. Çünkü haritalarda fotoğrafta gördüğünüz yollar işlenmemiştir. Muhtemelen üzerinde bulunduğunuz yolda yoktur.
Dağdaki bir diğer sıkıntı ise yollar her zaman bir yerlere ulaşmazlar. Ulaşsalar da çıkmazdırlar. Patikaların çoğu yörüklerin obalarına ulaşsın diye oluşturulmuş. Bir çok obanın devamında yol yoktur. Gidersiniz, gidersiniz, gidersiniz, gidersiniz oracıkta yol bitiverir. Yaz ise şanslısınız. Misafirperver yörük sizi ayranına veya çayına ortak olmaya davet eder. Yaz değil veya o oba taşınmışsa geri döneceksiniz. Ancak bunun bir de iyi tarafı vardır. Artık kaybolmuş değilsinizdir. Bu mutlulukla dönüşünüzde yüzünüzde gülümseme vardır. Çünkü yol seçeneklerinden bir tanesi elenmiştir.İşte buna navigasyonda ‘’Deneme Yanılma’’ yöntemi diyoruz. Denediniz ve yanıldınız. Biraz yakıt veya kas gücü ve en önemlisi bolca da zamana mal oldu. Gerçi bu yöntemi sıklıkla kullanacağız. Aslında benim en sevdiğim yöntem de budur. Ama yinede zor durumlarda kalmamak ve kaybolma durumuna daha az meydan vermek için bir sonraki anlatımımda kerteriz yönteminden bahsedeceğim.

                                                                                                                      III

Geçen sefer dağlarda navigasyonda ‘’Deneme Yanılma’’ yöntemini anlatmıştım. Deneme yanılma tüm yolculuklarımızda değişmez yardımcımız olacaktır. Bir sonraki anlatımımızda tekrar bahsedeceğiz.
Yola koyulduk.Henüz kaybolmadığımızı varsayıyoruz. Bu durumda bulunduğumuz yeri de biliyoruz demektir. Muhtemelen gideceğimiz yerin bulunduğumuz yere göre yönünü de biliyoruzdur. O zaman hemen kendimize bir kerteriz bulalım. Yani bir referans (dayanak) noktası. Dağlarda olduğumuza göre en iyi referans noktası her yerden görebileceğimiz yüksek bir tepedir. İleride GPS Chazları ile navigasyondan bahsederken bu kerteriz işi acaip faydalı olacak. Kerteriz aldığımız tepeyi bazen gözden kaybedeceğiz ama yol boyunca ona dikkat ettiysek yaklaşık olarak hangi tarafımızda olması gerektiğini biliyor olacağız. Dolayısı ile bulunduğumuz yeri yaklaşık, gideceğimiz ve geldiğimiz yönleri de tam olarak kestirebiliriz. Neden böyle bir dayanak noktasına ihtiyacımız var ki? Çünkü dağlarda yollar dümdüz gitmez. Gideceğiniz yöne göre bazen 180 derece, yani zıt yöne gittiğiniz dahi olur. Kerteriz aldığımız tepe işte bu işe yarayacak. Sağımızdayken birdenbire solumuza geçtiyse ya kaybolduk demektir yada yüksek bir tepeyi kıvrımlı yollardan tırmanıyor veya iniyoruzdur. Bunu içgüdüsel olarak bileceksiniz. (İşte sihirli sözcük İÇ GÜDÜ.) Referans tepemizi hep aynı tarafımızda tutarak yol alırsak hata yapma olasılığımız azalır. Kat ettiğimiz yol nedeni ile tepemizin artık bize faydalı olmayacağımızı anladığımızda bir başka tepeyi gözümüze kestireceğiz. Hatta ben aynı anda 2-3 tepeyi kestirip yol alıyorum. Zaman içerisinde bu yöntem otomatikleşecektir. Beyniniz siz istemeseniz de referans noktaları saptar. Fotoğraftaki Dereköy tarafından Bakırlıdağ yöntemiz için iyi bir örnek. Böyle açık görünüşe sahip bir tepe her zaman bulamayacağız ama muhakkak görünür referans noktaları bulunacaktır. Bu yöntem bize çok büyük kolaylık sağlasa da kaybolmayı yine de önlemez.

Neden mi? Bu dağlarda bazen öyle yol ayrımlarına gelirsiniz ki, yol ikiye ayrılır, hatta bazen üçe, dörde, beşe bile ayrılır. Hepsi de hemen hemen aynı yöne gidiyormuş gibi görünür. Hadi bakalım şimdi ne olacak? İşte burada bir sonraki ve en önemli yöntemimizi kullanacağız.

                                                                                                                      IV

Şimdiye kadar ‘’Sora Sora Bağdat’’ , ‘’Deneme Yanılma’’ ‘’Referans Noktası’’ yöntemlerinden bahsettim. Bir de tabii haritamız ve pusulamız var.
Yöntemleri tek tek veya tümünü bir arada uygulayarak yol alıyoruz. Öyle bir yere geldik ki yol üçe ayrılıyor. Çevrede kimse yok, tabela yok, haritada da gösterilmiyor.
Ancak buraya gelene kadar yol boyunca onlarca yol ayrımı geçtiniz. Bir çoğuna bakmadınız bile. Otomatik olarak yolunuza devam ettiniz. Neden bu yan yollara sapmadınız? Çünkü ulaşacağınız yere giden yol başından beri, belli ki çok kullanıldığı için diğerlerine göre daha fazla oturmuştu. Sizden önce geçmiş araçların teker izleri vardı. Geçerken göz ucuyla baktığınızda sizin gittiğiniz yönün aksi tarafında bir yörük yerleşimine gidiyordu. Biraz önce bir vadinin üst tarafından geçerken aşağıda bir yörük obası görmüştünüz şimdi oraya giden yol ayrımını geçiyorsunuz. Kerteriz aldığınız tepe hep olması gerektiği yerde. Gideceğiniz yerin önünüzde olduğunu için için biliyor ve çok eminsiniz. Ve saire ve saire ve saire.
İşte bütün bu gözlemler dağlardaki gezilerimizde kullanacağımız en önemli yöntemi geliştirdi. Bu yöntemin adı ‘’İç Güdü’’. Şimdi o biraz önce gelip dayandığımız yol ayrımında hangi yolu seçeceğimizi iç güdünüz söyleyecek. Neden, nasıl bunu anlatmak olanaksız. Anlamak ve anlatmak için oraya kadar o yolu yapmış olmak lazım. Yöntem % 66,6 ihtimalle size doğru yolu gösterecektir. Ola ki kalan % 33,3 ihtimal gerçekleşti ve yanlış yola girdiniz. İşte burada doğal olarak ‘’Deneme Yanılma’’ yöntemi devreye girer. Hiç önemli değil. Ya yeni bir yol keşfedersiniz ve eskisini terk edip buradan yolun götürdüğü yere gidersiniz.Ya birkaç kilometre sonra yanlış gittiğinizi anlar geri dönersiniz, ya da harika insanlarla tanışır mis gibi keçi sütünden yapılmış yoğurdun ayranını içersiniz. Kısaca bir şey kaybetmezsiniz. Ama göreceksiniz yol tecrübeniz arttıkça iç güdünüz size her seferinde biraz daha fazla ihtimalle doğru seçimi yaptıracaktır.
Kesinlikle % 100 olmaz. Kendinize çok da güvenmeyin.
Burada herhangi bir tarif mümkün değil. Bakılması gerekenleri saymak da mümkün değil. Yol ayrımının bulunduğu yer, alçaktamısınız, yüksektemisiniz. Çevredeki yerleşimleri biliyormusunuz. Önünüzdeki yolların zemini, kullanım sıklığı, darlığı, genişliği. Aklıma gelmeyen daha onlarca info kafanızın içerisinde değerlendirilecek.
Tek bir tüyo vereceğim. Oraya geldiğiniz, daha yol ayrımını gördüğünüz anda yollardan bir tanesi size göz kırpıyordur. Gel bana diyordur. Neden bilemezsiniz ama genelde doğru olan o yoldur.
Fotoğrafta 2900 metre irtifada, çamurda boğuşmuş olmanın ve irtifanın verdiği yorgunlukla benim gibi çökmüş omuzlarınızla hangi yolu seçeceğiniz önemli tabii. Bazen bir atımlık kurşununuz kalıyor. İşte bunu isabet ettirmek lazım.
Bundan sonraki anlatımımızda artık ilkel yöntemlerden teknolojik yöntemlere geçiş yapıp GPS cihazlarını en efektif nasıl kullanacağımıza değineceğiz.

                                                                                                              V

Bugünden önce anlattıklarımızı teknoloji ile birleştirme zamanı geldi. Hatırlarsanız ilk yazımda GPS’lerden bahsedip yol kaybettirme özelliklerini anlatmıştım.
Hepimiz GPS’i (Global Positioning System) tanıyoruz. Otomobillerin neredeyse tamamında varlar artık. Yine hemen hepimizin akıllı telefonlarında da muhakkak birer GPS modülü entegre edilmiş durumda.
Ama bugün sadece navigasyon için üretilmiş GPS cihazlarının kullanımından bahsedeceğim. Telefonlar ise bir sonraki yazımın konusu.Temelde aynı mantıkla çalışıyorlar. Ama orada Google Earth haritalarını off-line kullanma şansı var.
Yanlış anlaşılmaması için anlatacaklarımın GPS kullanma kılavuzu niteliğinde olmadığını, sadece dağda kullanım için temel mantığını anlatacağımı belirtmek istiyorum. Yoksa derya deniz bir konu. Anlatmakla bitmez. Kullanırken olduğu gibi anlatırken bile adamın aklını kaybettirir:)
GPS cihazlarının üzerlerinde yüklü haritalara güvenip dağa çıkarsak kayboluruz. % 99 garantili. Yani diğer navigasyon yöntemlerini lütfen sakın unutmayın.
Cihazlar herhangi bir internet bağlantısına ihtiyaç duymazlar. Direk olarak uydudan daha da doğrusu uydulardan aldıkları sinyallerle konum saptarlar. Konum kesinliği için en az üç hatta dört uydudan sinyal alabiliyor olmaları gerekir. Şimdiki cihazlar bu konuda oldukça iyi olmakla beraber çok derin vadilerde, yüksek dağların eteklerinde veya yüksek bir dağın yamacında maalesef işe yaramazlar. Konum belirleseler bile çok kesin olmaz ve ciddi sapmalar meydana gelebilir. Hatta açık arazide dahi aynı cihazla aynı yerden 3 kez geçip üçünde de farklı iz çıktısı aldığım durumları bir çok kez yaşadım. Bir de çok yoğun bulutlu havalarda da sıkıntı yaşanabiliyor. Yine de vazgeçilmez birer navigasyon yardımcısıdırlar.
Dışarıdan müdahale de bulunmaksızın en çok işimize yarayacağı durum, gideceğimiz yerleşim yerinin konumunu sürekli olarak bize gösterebilmesidir. Bunun dağda çok faydası olacaktır. Hani diğer yöntemlerden bahsederken gideceğimiz yerin bulunduğumuz yere göre konumunu ve bulunduğumuz yeri aldığımız kerteriz ile takip etmekten bahsetmiştik ya, işte bu alet aslında iki işi bir arada görür. Yine de o klasik yöntemlerden yol boyunca sakın vazgeçmeyin. GPS cihazı ayrıca varış yerinize kuş uçuşu ne kadar mesafe olduğunu görmenize yarar. Bunun için rota ayarlarınız off-road (Yol Dışı) modunda olmalıdır. Aksi halde üzerinde bulunduğunuz yol haritaya işlenmiş değilse sürekli olarak sizi haritasında kayıtlı en yakın yola yönlendirecektir. Bu durum ise hem yanıltıcı hem de sinir bozucu olabilir.
Biraz önce dışarıdan müdahale etmekten bahsettim. Bundan gideceğimiz güzergaha ilişkin yol noktalarını (POI) önceden saptayıp GPS cihazımıza yüklemeyi kastediyorum. Bu dağda çok ama çok işimize yarar.

                                                                                                            VI

Evvelki gün, dün, bugün ve her gün GPS cihazları hakkında atıp tutuyor olsam da, fotoğrafta görüldüğü gibi yanımda iki tane taşıdığımı itiraf ediyorum. Ben yol bulmaktan daha çok yol kaydetmek için kullanıyorum. Ama yiğidi öldürsek te hakkını teslim etmek lazım. Kısaca GPS adını verdiğimiz bu arkadaşlar aslında oldukça faydalıdırlar.
Sürekli tekrar ediyorum ama dağda görecek ve hak vereceksiniz ki, haritalarından daha çok yer tespit fonksiyonları işimize yarar.
Yola çıkmadan önce gideceğimiz güzergahtaki belli başlı noktaların koordinatlarını tespit edip GPS cihazımıza yükleyebiliriz. Bu iş için internette Google Earth vb. uydu fotoğraflarının kullanıldığı bir çok uygulama var. Bu uygulamalardaki uydu fotoğrafında o gün gideceğimiz güzergahtaki yollardaki belli başlı noktaların koordinatlarını alıp cihazımıza yüklemek olası. İşin en keyifli tarafı da bu ön hazırlık aşaması. Ben kendi adıma bayılıyorum. Cihazınıza bu koordinatları hangisini kullanmak kolayınıza gidiyorsa, POI (Point of Interest) veya WP (Waypoint-Yol Noktası) olarak yükleyebilirsiniz. Bunun için birde GPS Babel gibi GPS dosya format değiştirme programına ihtiyacınız var tabii. GPS file converter yazın bir sürü çıkıyor karşınıza.
GPS cihazımıza aktardığımız koordinatlar özellikle yol ayrımlarında bugüne kadar anlattığımız yöntemlerle birlikte kullanıldığında çok faydalı olacaktır. Her bir yol ayrımındaki dönüş istikametini not alırsanız kaybolma ihtimaliniz % 10’lara düşer.
Bir konuda daha önemle ve ısrarla sizi uyarmak istiyorum. Evde bilgisayar başında uydu fotoğraflarında gördüğünüz yollar her zaman yol olmayabilir. Çıkar gibi görünüp bir yerde geçit vermeyebilir. Zemin yapısı hatta aracınıza uygun olmayabilir. Uydu fotoğrafının çekildiği günden sora yol olmaktan vazgeçmiş olabilir. Güzergahları irdelerken yedek yollara da bakın ve bunlarında koordinatlarını alın. Ne olur,ne olmaz!
Eğer kullandığınız cihaz izin veriyorsa normal haritanızın yanında bir de Türkiye topografik haritasını yükleyin. Bazı cihazlar iki haritayı aynı anda üst üste dahi çalıştırabiliyor. Topografik harita çok işinize yarar. Yükselti eğrilerini ve yükseklikleri görerek çevrenizdeki yükseltilerle karşılaştırabilirsiniz. Böylece gördüğünüz belli başlı zirveleri de takip edebilir. Görmeseniz dahi yakınından geçtiğinizi bilirsiniz. Bu anlatım dizimizin başlarında yazdığımız kerteriz yöntemine de inanılmaz destek olacaktır.

 

                                                                                                    VII

Sanıyorum benimkisi tutuculuk. Her işi yapan aletlere inanmıyorum. Fotoğraf makinesi fotoğraf makineliğini, telefon telefonluğunu, televizyon ise televizyonluğunu yapmalı. Hani derler ya ‘’kış kışlığını yapmalı’’. Kombine cihazların asıl işleri dışındaki fonksiyonlarında hep bir şeyler eksik oluyor. Örnek olarak telefonla çekilen fotoğraflarda derinlik olmuyor. Köşelerde cisimler üzerinden silindir geçmiş gibi görünüyor. Neyse bu konu uzar gider. Telefonla navigasyon da benzer bir şey. Sadece navigasyon için üretilmiş GPS cihazları ile bir telefonun GPS özelliği karşılaştırılamaz. Bir telefonun elbette iyi bir GPS navigasyon cihazının yerini tutması olası değil. Ama şimdi hemen tüm telefon cihazlarında GPS modülü entegre edilmiş durumda. Burada bir şeye dikkat etmeliyiz. Az da olsa bazı telefonlarda GPS modülleri Wi-Fi ve/veya Hücresel Bağlantı ile müşterek çalışıyorlar ve internet bağlantısı olmayan yerde yani çevrim dışıyken konum belirleyemiyorlar.
Kısaca bize GPS modülü çevrim dışı konum saptayabilen bir telefon veya tablet lazım. Haaa! Hepsinden önemlisi motosiklet ve otomobille yolda değilseniz bol miktarda batarya da lazım.
Bir çok program var. Seçeceğimiz programında haritaları çevrim dışı çalıştırabilmesi gerekiyor. Kısaca yine internet bağlantısı olmaksızın GPS konum belirlemesine ve iz takibine harita üzerinde olanak tanıyan bir program olmalı.
Ben Maps.me kullanıyorum. Ama buna benzer bir çok program var. Aynen bir önceki yazımda anlattığım GPS cihazlarına koordinat ve iz yükleme işini burada da yapabiliriz. Gideceğiniz güzergahın iz kaydını bilgisayarınızda çizip telefonunuza yükleyebilirsiniz. Maps.me’nin nin güzelliği KML/KMZ gibi formatları da dönüştürmeden kabul etmesi. Yine gideceğiniz bölgenin haritasını da önceden yükleyip hazır ederseniz dağda inanılmaz faydası olacaktır. Kullanımı o kadar basit ki, çok uzun ve ayrıntılı anlatmaya gerek olmadığını düşünüyorum. Aslında GPS özelliği hiç çalışmasa dahi, tek başına haritasını kullanmak bile büyük fayda sağlayabilir.
Tekrar ediyorum! Sadece GPS cihazına veya sadece telefona, hatta GPS cihazı ve Telefonunuza birlikte olsalar da % 100 güvenmeyin. Olmadık yerde sizi yüzüstü bırakabileceklerini unutmayın. Bu nedenle bu yazı dizimizin en başından beri vurgulamaya çalıştığım manuel navigasyonu hiçbir zaman bırakmayın. Kendi beyniniz ve hisleriniz en iyi navigasyon sistemleridir. Diğerleri ise birer navigasyon yardımcısıdır.
Hepsinin su koyverdiği yerde sizde kendinizi koyverin. Nasılsa bir yere ulaşmak için değil, yolda olmak için yoldayız. Akşamüzeri ise kaybolduğunuz yere hemen atın çadırınızı, kurun sofrayı. Oracıkta yiyeceğiniz her şeyin tadı yıllarca damağınızda kalacaktır. Kaybolduğunuz yer fotoğraftaki manzaradan daha farklı görünmeyecektir. Sonuçta doğadasınız ve güzellik bakanınyai sizin gözünüzde.
Yola çıkın! Yoldan çıkın! Kaybolun! Kayboldukça kaybolmanın inanılmaz hafifliğini tadacaksınız…

 

 

 

 

Yorum ekle


Güvenlik kodu
Yenile

To The Top