Lama Anagarika Govinda'nın aşağıdaki sözleri anlamama yardımcı oldu.

'Beyaz Bulutların Yolu' adlı kitabında mistik dağlardan bahseder ve şöyle der;

‘'Bir dağın büyüklüğünü görmek için ona uzaktan bakmanız gerekir, şeklini anlamak için etrafını dolaşmanız gerekir, karakterini tanımak için,onu güneş doğarken ve batarken, öğle vakti ve gece yarısı, güneşli bir havada, yağmurda, karda ve fırtınada, yazın, kışın ve diğer mevsimlerde görmeniz gerekir. Bir dağı bu şekilde gören kişi, o dağın yaşamına yaklaşır. Öyle bir yaşam ki, insanlarınki kadar yoğun ve çeşitlidir.

Dağlar da büyürler ve yok olurlar, soluk alıp verirler, bir kalp gibi yaşamla atarlar. Çevrelerindeki görünmez enerjileri; havanın ve suyun gücünü, elektiriği ve manyetizmayı çekerler ve biriktiriler. Rüzgarları, bulutları, fırtınaları, yağmurları, şelaleleri ve nehirleri yaratırlar. Çevrelerini aktif yaşamla doldururlar ve sayısız varlıklara barınak ve yiyecek sağlarlar. Dağların yüceliği işte böyle bir şeydir.''

Eğer sizlerde ötesini merak edip Toroslara çıkarsanız aynen Lama Anagarika Govinda'nın söylediği gibi ;

Güneş Doğarken,

 

Öğle Vakti 

Güneş Batarken

Ve Gece Yarısı

 

 Güneşli Bir Havada

 Yağmurda

 

 Karda

 

Fırtınada

Yazın

 

 Kışın

 

 Ciğerleri Yanıp Ağlarken

 Her Mevsimde Göreceksiniz...

 

Gerçekten de Torosların

Bulutları,

18DSC01768.JPG - 191.3 kb

 Fırtınaları,

 

Yağmurları

 

Şelaleleri

 

 Ve Irmakları

 

 Yarattığını

 Anlayacaksınız..

 

  

To The Top