Toroslar Yörüklerin Yurdu. Dolayısı ile yurtlarına ulaşmak için bu yalçın dağları aşmışlar ve pek çok geçit vermeyen dağı keşfetmişler.Bize ise onların izini sürmek kalmış.

Buradaki, dolayısı ile kitaptaki tüm rotalar, kitabın adından da anlaşılacağı gibi onların göç yolları. Yaylaklarına giderken kullandıkları güzergahlar. 

Yörükler Oğuzların Kayı Boyu Boyundan. 

Oğuzların Kayı Boyu 12 sülaleden oluşuyormuş. Veliler, Poyrazlı, Kıldanlı, Softalı, Karayakalı, Tolozlu,Sazlı, Hachalilli, Akçaelli, Özbekli, Karabakılı ve Harmandalı sülaleleri.

Şimdiki yörükler işte bu sülalelerin torunları. Daha pek çok alt aile ve oba isimleri var. Toroslardaki mezralar, köyler ve kasabaların çoğu işte bu oba isimlerini almış.

Özellikle Elmalı Karagöl mevkiindeki köylerde bu durum çok belirgindir.Karagöl şimdilerde kupkuru.Yerinde yeller esiyor.Eskiden burada oldukca büyük bir göl varmış.Ama büyük ihtimalle Avlan Gölü’ünün taşkınlarını önlemek için yapılan tahliye kuyuları yüzünden bu göl tamamen kurumuş vaziyette.

 

Bu bölgedeki köylerin isimleri Oğuz Türkmenlerinin boylarının isimleri.(Mursal,Pirhasanlar, Beyler,Tavullar,Hacımusalar, Salur,Sarılar, Akcaenis.) 

Yörüklerin kışlak, yaylak ve güzleklerine giderlerken kullandıkları belli yolları var.Kışı sahilde geçiren Yörükler mayıs ayının başında göç hazırlığına başlıyor. Eskiden göç günü, üç dört gün öncesinden obanın beyi tarafından duyurulur ve göç günü gelince davarlar (Buralarda keçiye davar derler), koyunlar çanlarla donatılır ve şafakla yola çıkılırmış.Develere yükler sarılır, üzerine işlemeli kilimler atılır, deve havutlarına büyükçe, başlıklarına ise küçük çanlar takılır, delikanlılar göçü at sürerek ve silah atarak şenlendirirlermiş.

Yörükler kışın uzun süre yurt değiştirmeyip Şubat ayı’na kadar bulundukları yerde kalıyorlar.Şubat ayında otlaklara doğru taşınıp,martın ikinci yarısında ise tekrar yer değiştiriyorlar.Nisan ortalarında artık kendi deyimlerince "Dağlar selam vermeye başlıyor" ve dağlara çıkıyorlar.

 

 

 

To The Top